![]()
![]()
Ebû Zer’in (r.a.) rivâyet ettiği bir hadîs-i kudsî şöyledir:
(Mânâsı Allahü teâlâdan, sözleri Peygamberimizden olan hadîs-i şerîflere hadîs-i kudsî denir.)
Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri buyurdu ki:
“Ey kullarım! Şüphesiz zulmü kendime harâm kıldım. Yani zulümden münezzehim. Bunu size de harâm kıldım. Sakın kimseye zulüm etmeyin.
"Ey kullarım! Hepiniz, dalâlet, sapıklık üzere yaratıldınız. Yani din bilgilerini bilmiyordunuz. Ancak
sizden hak yoluna hidâyet ve îmân etmeğe muvaffak eylediğim kimseler hidâyete kavuştu, dalâletten
kurtuldu. Benden hidâyet isteyiniz, sizi hidâyete kavuşturayım.”
“Ey benim kullarım hepiniz açtınız. Fadl ve keremimle sizleri yedirip içirip doyurdum. Benden yiyecek içecek talep ediniz ki, size bunun sebeplerini ve yolunu kolaylaştırayım.”
“Ey benim kullarım hepiniz çıplaktınız, hepinizi ben giydirdim. Benden giyecek talep ediniz ki sizi giydireyim.”
“Ey benim kullarım! Siz gece-gündüz kast ile hata edersiniz. Ben ise şirkden başka bütün günahları affediciyim. Bana istiğfâr ediniz ki sizi mağfiret edeyim.”
“Ey benim kullarım! Şüphesiz siz bana hiç bir zarar veremezsiniz ve bana hiç bir faide sağlayamazsınız.
Ben bunlardan münezzeh ve müberrâyım. Ben ganiyy-i mutlakım siz de fakîr-i mutlaksınız.”
“Ey benim kullarım! Eğer sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insanlarınız, cinleriniz, takvanın en yüksek derecesinde olsa, benim mülkümde zerrece artış olmaz. Zühd ve takvanızın fâidesi yine sizedir.”
“Ey benim kullarım! Sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz insan ve cinleriniz, yani hepiniz en âsî bir kimse gibi hep, isyankâr ve günahkâr olsanız, benim mülkümden zerre eksilmez. Bunların zararı, ziyanı size ulaşır.”
“Ey kullarım! Öncekileriniz ve sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz, yeryüzünde biryerde el kaldırıp benden isterseniz, (Ben de dilersem), her istediğinizi veririm. Böylece benim mülkümden bir şey eksilmiş olmaz, iğne denize daldırıldığı zaman iğne denizden birşey eksiltir mi? Ucunda kıymetsiz bir yaşlık kalır.”
“Ey kullarım! Sizin amel ve ibadetlerinizi, her işinizi, ilmi ezelîm ve hafaza meleklerim ile zapt ve hıfz ederim. Sonra işlerinizin karşılığını âhirette noksansız veririm. İşte bu şekilde her kim bir hayır işlerse, bana hamd ü sena eylesin. Bu da benim ihsânımdır. Bundan başka iş işleyenler de beni değil, kendi nefislerini kötülesinler. Zira kötülük işleyenler, irâde-i cüz’iyyeleri ile kendi nefslerine uyarak günah işliyorlar.”
Yorum (1) Kalıcı Bağlantı
Naci El-Ali'nin kahramanıdır Hanzala. Filistinde yaşananları, görünen ve görünmesini istediği her şeyi sırtı bize sönük olan Hanzala ile anlatmaya çalışır.
Uzun bir yazı var bu konu ile ilgili. 3 paragrafını aldım, kalanını yazının sonundaki köprüye(link) tıklayarak okuyabilirsiniz. Ve dahasını isterseniz internette onlarca Hanzala yazısı ve karikatürü var.
"Naci el-Ali Hanzala’yı yaratmıştır, ama Ali’yi korkudan, geri adım atmaktan koruyan da Hanzala olmuştur. Hanzala Filistin’e sadıktır ve yenilginin dev dalgalarının Ali’yi alıp götürmesini engellemiştir. Yine de Naci el-Ali bir korkuyu her zaman taşıdı: “Sınırlamalardan korkmuyorum ve hiç hesabını yapmıyorum. Tek korktuğum yeisin kalbime ulaşması.


Naci el-Ali 1987’de Londra’da öldürüldüğünde İngiltere, İsrail ve Filistin yönetimlerinin hepsi olayın örtbas edilmesinde pek istekli davrandılar. “Maskeliler” ve “göbekliler”, yirmi yil boyunca kendileriyle mücadele eden “negatif” bir çocuktan kurtulmuşlardı. Naci el-Ali kederin kalbini sarmasına izin vermeden öldü, ama Hanzala hala bizi korkaklıktan, geri adım atmaktan ve “göbeklilere” teslim olmaktan koruyabilir".
Kaynak: www.filistindayanisma.org/oku.php?yazi_no=120
Mini Gösteri: http://www.youtube.com/watch?v=pVeiDPnzmEA
Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
Yeni blog...
Ramazan ayı ile beraber açılan blog'umun hayırlara vesile olmasını ve Ramazan'ın 11 ayın sultanı olması gibi diger blogların sultanı olmasını diliyorum :D
Neler yazılacak burada?
Bekleyeceğiz ve göreceğiz...
Yorum (0) Kalıcı Bağlantı